27 Mart 2014 Perşembe

Böbrekte Protein Kaçağına Karşı Kür

Maydanoz- Kekik





Kaynamakta olan 1,5 su bardağı klorsuz suya 7-8 adet saplarıyla beraber maydanoz atınız ve kısık ateşte ağzı kapalı olarak 5 dk demleyiniz. Demleme süresi tamamlandıktan sonra ocaktan alınız ve süzerek ılımaya bırakınız ılıdıktan sonra sabah kahvaltısından 1 saat önce 1 su bardağı içiniz. Her defasında taze hazırlayınız içimi kolay olsun diye içerisine limon, şeker vs. ilave etmeyiniz
Aynı gün akşam yemeklerinden 2 saat sonra kaynamakta olan 1 su bardağı suya 1 tatlı kaşığı yaban kekiği atınız ve ağzı kapalı olarak 3 dk demleyiniz demleme süresi tamamlandıktan sonra ocaktan alınız ve süzerek ılımaya bırakınız. Ilıdıktan sonra 1 su bardağı içiniz. Her defasında taze hazırlayınız içimi kolay olsun diye içerisine limon, şeker vs. ilave etmeyiniz.
Uygulamaya 1 ay boyunca ara vermeden devam ediniz ve kürü sonlandırınız. Uygulamaya 2 hafta ara vererek tekrar 1 ay boyunca uygulayabilirsiniz.
Not: Hekiminizin verdiği ilaçlar varsa mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle, bilmeniz gereken kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikâyetiniz ne olursa olsun, bu kitaptaki bilgilerle kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Bu kitabın içindeki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.

Adet Sancılarına Karşı Kür

Adet Sancılarına Karşı Civanperçemi



Bir tatlı kaşığı civanperçemi (yaklaşık iki-üç gram) bir su bardağı kaynamakta olan klorsuz suyun içine atılır. Ağzı kapalı olarak kısık ateşte üç dakika demlenir. Soğuduktan sonra süzülür. Regl döneminin başlamasına üç gün kala her gün sabah ve akşam bir su bardağı içilir. Her gün taze olarak hazırlanır. Reglinin bitimine kadar devam edilir.
Bu kür her regl döneminde uygulanır.




Not:
 Hekiminizin verdiği ilaçlar varsa mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle, bilmeniz gereken kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikâyetiniz ne olursa olsun, bu kitaptaki bilgilerle kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Bu kitabın içindeki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.

Ağız Kokusu ve Ağız Bakımı Kürü

Adaçayı





Ağız kokusuna ve ağız bakımı için önerimiz Yaklaşık bir su bardağı kaynamakta olan klorsuz suya bir tatlı kaşığı adaçayı atılır ve on dakika ağzı kapalı olarak kısık ateşte demlenir.Demleme süresi tamamlandıktan sonra bitki daha fazla suyunun içinde bekletilmez,mutlaka süzüp ayrılır.Günde iki-üç defa gargara yapılır.Ayrıca,beraberinde bir ay boyunca her gün bir çay bardağı adaçayı içilir.Hazırlanan gargara kırk sekiz saat bozulmadan banyo dolabınızda durabilir.
Her gün,ağız temizliği yapıldıktan sonra bir defa gargarasını yapmak ağızdaki bakterilere ve de ağız kokusuna karşı güçlü bir engelleyicidir.


Not: Hekiminizin verdiği ilaçlar varsa mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle bilmeniz gereken nokta, kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikâyetiniz ne olursa olsun, bu bilgilerle kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Buradaki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.

Alerjiye Karşı Direnç Kazanmak İçin Kür

Alerjiye Karşı Direnç Kazanmak


patlıcan
kahve
yumurta sarısı
aşırı tatlı tüketimi
kafeinli içecekler
günde iki bardaktan fazla siyah çay
boyar madde içerikli içecekler ve şekerlemeler
kızartmalar (et veya sebze)
yağlı balık
fındık, ceviz
tüketiminin alerjiyi tetikleyebileceğini unutmayınız. Alerjiye yatkınlığı olanların bu besinlere karşı ölçülü olmaları önerilir.
1) Evde kullanılan temizlik malzemelerinden, parkelerden, yağlı boyalardan, mobilyalardan buharlaşarak yaşadığı ortamın havasına karışan kimyasallar, insana solunum yoluyla dönen zehirlerdir. Bu nedenle yaşadığınız ortamları sık sık havalandırınız. Özellikle temizlik yapılan günlerde daha çok havalandırınız.
2) Sık sık kilo alıp vermek organlara en fazla zarar verme şeklidir. Kilo vermeye başlayan insan, öncelikle yağ yakıyor demektir. Kabaca, vücuttaki yağ eriyor demektir. Kişi zayıflamaya başlayınca, yağ dokusunda depolanmış olan zehirli kimyasallar serbest hale geçecektir. Kan dolaşımı üzerinden bütün vücudun organlarına dağılacaktır. Dolayısıyla yağ dokusunda depolanmış ve sakin sakin bekleyen zehirli kimyasallar harekete geçerek bir taraftan kan hücrelerini diğer taraftan da organları olumsuz etkileyerek değişik rahatsızlıkların ortaya çıkmasına neden olacaktır.
3) Toksin atıcı kürü uygulamadan önce, kullanılacak lahanaların 'kültür lahanası' olmadığına mutlaka dikkat etmek gerekir. Futbol topu büyüklüğündeki kültür lahanaları bu amaç için uygun değildir. Doğru olan beyaz lahana, açık alanda (tarlada) yetiştirilen iri lahanalardır. Özellikle en dış yaprakları amaca en uygun olanlardır. Kullanmadan önce dış kabuklarını suyla yıkamak gerekir.
4) Sauna, toksinlerin vücuttan dışarı atılmasında etkilidir. Yetmiş derece santigratta alınan sauna, yağ dokusundaki pestizid ve diğer tür kimyasalların vücuttan terleme yoluyla en iyi atıldığı sıcaklıktır. Sauna banyosunu almadan önce, mutlaka bir hekime danışarak hareket etmek gerekir. Hekime danışmadan sauna banyosu almayınız.
5) Türk hamamları toksin atmada saunalardan çok daha etkilidir. Göbektaşına uzanarak vücudu ısıtmak ve terlemek gerekir. Terleme başladıktan sonra yapılacak masaj ve keseleme yağ dokusundaki toksinlerin harekete geçirilmesinde ve dışarı atılmasında etkin rol oynayacaktır. Türk hamamlarını toksin atıcı olarak kullanmak için bir ayda haftada iki kez gitmek yeterli olacaktır.
6) Gerek sauna ve gerekse de hamam banyolarını alırken, mineral içerikli su içmek ve ekstra C-vitamini almak toksinlerin atılmasında destekleyici olacaktır.
7) Vücudu alerjiye karşı dirençli kılmak için iki farklı kür önermekteyim. Bunlardan biri keçiboynuzu (harnup), diğeri ise ısırgan çayı kürüdür. Vücudu alerjiye karşı dirençli kılmak için geliştirdiğim her iki kürün uygulama şekli aşağıda verilmiştir. Aynı anda bu kürlerin uygulanmaması gerektiğini özellikle belirtmek isterim. Bir kürü tamamlayıp diğerine geçerken de bir haftalık ara vermek en doğru olan uygulama ve geçiş şeklidir.
Kür1: Beyaz lahana ve toksin atıcı kür
Beyaz lahananın toksin atıcı özelliğinden istifade edebilmek için, kaynamakta olan yarım litre suda altı-yedi adet beyaz lahana yaprağı parçalamadan (tüm olarak), on dakika ağzı kapalı olarak kısık ateşte haşlanır, sabah ve akşam olmak üzere aç veya tok karnına birer su bardağı içilir. Bu işleme toplam üç kere beş gün devam edilir. Her beş günde üç gün ara verilir. Kısaca:
3 x 5U + 3A

5gün uygula + 3gün ara + 5gün uygula + 3gün ara + 5gün uygula =Toplam 15 günlük kür
Toksin atıcı onbeş günlük kürü, bir yıl boyunca üç veya dört defa yapmak en doğrusudur. Bu kürü uygulamaya başladığınızın ikinci veya üçüncü gününden sonra vücudunuzun yağ atarak terlediğini ve özellikle de yüz kısmınızda yağlı yağlı terlediğinizi görürsünüz. Aynı zamanda dışkıda da belirgin şekilde yağ oranının artığı gözlenebilmektedir. Bu da yağla beraber toksinlerin atıldığını gösterir.
Bu kürü uyguladığınız dönemlerde daha sık banyo veya duş yapmanız sizi hem daha çok rahatlatacak hem de deri gözenekleri açıldığından daha rahat toksinli-yağ atmanıza yardımcı olmuş olacaktır. Unutmayınız ki, toksin atan vücut kendini yeniler.
Not: Kesinlikle onbeş günlük kür için ihtiyacınız olan miktarı tek bir defada hazırlamayınız. Her gün taze olarak hazırlamanız şarttır.
Haftada üç-dört kez içilecek ısırgan çayı veya haşlanmış keçiboynuzu suyu alerjiye karşı vücudu dirençli kılar.

Kür2: Isırgan ve alerjiye karşı direnç kazanmakKaynamakta olan 150 ml (bir su bardağı) suya yaklaşık bir tatlı kaşığı ısırgan atınız. Kısık ateşte ağzı kapalı olarak üç dakika kaynatınız ve ılımaya bırakınız. Ilıdıktan sonra mutlaka süzerek bitkileri ayırınız. Aç karnına sabah ve akşam bir çay bardağı içiniz. Aç karnına içtikten en az yirmi dakika sonra yemek yemeye başlanabilir. Bu kür onbeş gün boyunca her gün günde iki kez uygulanır ve sonlandırılır. Yılda iki-üç kez tekrarlanabilir. Isırgan kürü için kurutulmuş veya taze ısırgan kullanılabilir.
Dikkat
Hipoglisemi hastalarının (kan şekeri düşük olanlar veya ani kan şekeri düşüşü yaşayanlar) hekimlerine danışmadan kesinlikle ısırgan kürünü uygulamamalarını, ısırgan çorbası veya salatasını tüketmemelerini öneririm.
Dikkat
Platelet (trombozit) düşüklüğü şikâyeti olanların ısırgan kürünü uygulamamaları gerekir.
Kür3: Harnup ile alerjiye karşı direnç kazanma
Orta büyüklükteki keçiboynuzundan altı-yedi tanesini önce soğuk su altında yıkayınız. Daha sonra bunları küçük küçük (üç-dört cm uzunluğunda) kırarak, kaynamakta olan yarım litreye yakın suyun içerisine atınız. Kısık ateşte yedi-sekiz dakika kaynatınız. Soğuduktan sonra süzerek suyunu cam şişeye doldurunuz.
Her gün sabah kahvaltı arasında ve akşam yemeğinden önce bir çay bardağı içilir. Yaklaşık yarım litre olarak hazırladığınız keçiboynuzunun haşlanmış suyu üç gün buzdolabında bozulmadan korunabilir. Her üç günde bir, taze olarak hazırlamanız gerekecektir. Hiç ara vermeden bir ay uygulayınız. Yılda iki-üç defa tekrarlanabilir.
Kür4: Çekirdekli siyah kuru üzümle alerjiye karşı direnç kazanmak
Alerjiye karşı vücudunuza direnç kazandırmak istiyorsanız, zaman zaman dört-beş gün arka arkaya günde iki kez, aç karnına yirmi-yirmibeş tane siyah kuru üzüm çekirdeğini havanda ezip bekletmeden çiğneyerek tüketiniz. Üzümün çekirdeğini çiğnerken buruk tadını algılamak gerekir. Eğer buruk tadını algılamıyorsanız ya bayat ya da yanlış tür üzümdür.


Not: 
Hekiminizin verdiği ilaçlar varsa mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle, bilmeniz gereken kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikâyetiniz ne olursa olsun, bu kitaptaki bilgilerle kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Bu kitabın içindeki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.

Anne Sütünü Artırıcı Bitkisel Kürler

Kürleri Uygulamadan Önce Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
1) Hamile bayanların, bebeklerini emziren annelerin mevsiminin dışında yetişen hormonlu ve ebter tohumlu sebzeleri tüketmemelerini özellikle belirtmek isterim.
2) Aynı anda birden fazla kürün uygulanmaması gerekmektedir.
3) Aşağıda birbirlerinden farklı birkaç tane kür önermiş bulunuyorum. Bu kürlerin tamamı anne sütünü artırıcı etkiye sahiptir. Özellikle, incir-havuç kürü ve taze beyaz dut oldukça güçlü bir galactogoguedur (anne sütünü artırıcı). Bebeklerini emziren annelere öncelikle incir-havuç kürünü uygulamalarını öneririm.
  • Taze beyaz üzüm
  • Dereotu
  • İncir (taze veya kurutulmuş)
  • İncir-havuç
  • Taze beyaz dut
  • Haşlanmış taze beyaz dut kurusu
Bunların dışında diğer yardımcı kürlerse şunlardır:
  • Anason
  • Kereviz
  • Taze kereviz yaprakları
  • Bal kabağı
  • Çilek
  • Kıvırcık salata
  • Sumak
  • Rezene çayı
  • Tere
Kür 1: Günde iki porsiyon taze beyaz üzüm tüketmek anne sütünü artırıcıdır.

Kür 2: Sabah-akşam yemeklerden önce tüketeceğiniz dereotu sütünüzün artmasını sağlayacaktır.

Kür 3: Anne sütünü artırmak için haşlanmış kuru incir suyu da içebilirsiniz. Sekiz-dokuz adet kuru inciri yarım litre klorsuz suda en fazla on dakika haşlayınız. İkiye böldüğünüz suyu sabah-akşam olmak üzere günde iki kere tüketiniz.

Kür 4:Yarım litre kaynamakta olan klorsuz suyun içerisine sekiz - dokuz adet kuru inciri ikiye bölüp atınız. Ağzı kapalı olarak kısık ateşte beş dakika kaynatınız.. Beşinci dakikadan sonra içerisine bir adet havucu dilimleyip ağzı kapalı olarak kısık ateşte üç dakika daha kaynatınız. Ilıyınca süzünüz. Yirmibir gün boyunca öğleden önce ve öğleden sonra aç veya tok karnına birer su bardağı içiniz.


Bu kürler aynı anda uygulanmaz. İncir-havuç kürü hariç, uygulama süresi bir haftadır. Bir haftanın sonunda uygulama bırakılır. Bir hafta uyguladığınız herhangi bir kürden sonra tekrarlama ihtiyacı duyarsanız bu defa başka bir kürü uygulamanızda bir sakınca yoktur. Örneğin, bir hafta taze beyaz üzüm kürü uygulayıp bıraktınız. Daha sonraki bir dönemde yine bir hafta olmak üzere dereotu veya kuru incir kürünü uygulayabilirsiniz.
Not: Hekiminizin verdiği ilaçlar varsa mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle, bilmeniz gereken kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikâyetiniz ne olursa olsun, bu kitaptaki bilgilerle kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Bu kitabın içindeki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.

Anne Sütünü Azaltan Bitkiler

Emziren annelerin erken dönemde sütlerinin azalmasına neden olan bitkilerin en önemlileri şunlardır:
 
  • Nane
  • Maydanoz
  • Nışasta unu
  • Adaçayı
  • Şeker kamışı
  • Ararot
  • Arpa ve arpa unundan yapılmış besinler
  • Şalgam
  • Mısır
  • Salamurası yapılmış besinler
  • Aşırı tuz tüketimi
  • Turşusu yapılmış besinler
  • Sirke ve limon suyunun fazlaca kullanılması
1) Adaçayı hamile bayanların ve emziren anne adaylarının kesin olarak uzak durması gereken bir bitkidir. Tüp bebek veya aşılama yöntemi uygulanacak olan bayanların adaçayından uzak durmaları gerekir. Çocuk yapmaya karar vermiş olan eşler adaçayı tüketmemelidirler. Bu kural sadece kadınlar için değil, aynı zamanda erkekler için de geçerlidir. Adaçayı içme alışkanlığı olan erkeklerin sperm sayıları azalır.
2) Epilepsi hastalarının da kesin olarak adaçayından uzak durması gerekir.
3) Hamile bayanların, bebek yapmayı düşünen kadınların, bebeklerini emziren annelerin, bu dönemlerde nane tüketmemelerini öneririm.
4) Anne sütünün azalmasının arkasında tiroidin normal çalışmaması yatabilir. Arka arkaya doğum yapmış kadınlarda sık görülen bir rahatsızlık da tiroid hormon dengesizliğinin gelişmesidir. Emziren annelerin sütlerinin azalmasının sebebi, tiroid bezinin sağlıklı çalışmaması da olabilir. Mutlaka hekimilerine danışmaları gerekir. Çünkü anne sütü üzerinden bebeğin alacağı iyot çok önemlidir. Bebeğin beyin gelişimi iyota doğrudan bağlıdır. Unutmamalıdır ki, emziren annenin tiroid bezinin dengeli ve sağlıklı çalışması çok çok önemlidir. İyot, tiroid bezinin sağlıklı çalışmasında birinci derecede önemlidir. Mutlaka, hekiminize danışınız.

Not: Hekiminizin verdiği ilaçlar varsa mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle, bilmeniz gereken kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikâyetiniz ne olursa olsun, bu kitaptaki bilgilerle kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Bu kitabın içindeki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.

Bademcik Enfeksiyonlarına karşı kür

Adaçayı




Bademcik iltihabına, faranjite, kronik faranjit, diş eti iltihaplarına karşı
Bademcik iltihabını yıllardır çeken birçok kişi tanıdım. Özellikle de okul çağındaki çocuklar bademcik iltihaplanmasından dolayı günlerce yüksek ateşle yatmakta ve okullarından geri kalmaktadırlar. Bu durumlarda adaçayıyla yapılan gargaralar gerçek bir yardımcıdır. Adaçayı bademcik ve/veya boğaz iltihabının (faranjit) oluşumuna karşı da gerçek bir koruyucu ve önleyicidir.


İlk günlerde gün boyu birkaç defa yapacağınız adaçayı gargarası sizi yeniden dünyaya gelmiş gibi yapacaktır. Daha sonraki günlerde haftada birkaç defa bu gargarayı tekrarlamak sizi bademcik ve boğaz enfeksiyonlarına karşı koruyacaktır. 

Adaçayının Latince adının ilk kelimesi olan 'salvia' korumak, korunmak ve muhafaza etmek anlamına gelmektedir. Adaçayının içerdiği salvin, carnosol asiti ve cirsimaritin antibiyotik özelliği olan etkin maddelerdir. Özellikle salvin ve carnosol asidi, bakterilerde RNA-sentezini etkileyerek çoğalmalarını ve rejenerasyonlarını engellemektedir. Adaçayında bulunan önemli bir eterik yağ da, içerdiği cineoldür. Cineol, öksürüğü engelleyici bir maddedir. Kısaca, adaçayı hem doğal bir antibiyotik hem de doğal bir öksürük engelleyicidir. 

Dikkat:Faranjit ve bademcik problemi olanların kürleri uygularken sigara ve asitli içeceklerden (kola, soda, maden suyu gibi) özellikle uzak durmaları gerekir. Buna paralel olarak diş ve ağız temizliğine de özen göstermek gerekir. Yemeklerden sonra mutlaka dişlerinizi fırçalayınız. Uygulamalarda belirtilen gargaraları mutlaka dişlerinizi fırçaladıktan sonra yapınız. 

Bademcik ve boğaz enfeksiyonlarına karşı
Yaklaşık bir su bardağı suda bir poşet adaçayı veya bir tatlı kaşığı taze adaçayı on dakika ağzı kapalı olarak demlenir. Günde iki-üç defa gargarası yapılır. 
Ayrıca, beraberinde bir ay boyunca her gün bir çay bardağı adaçayı içilir. Demleme süresi tamamlandıktan sonra bitkiyi daha fazla suyunun içinde bekletmeyiniz, mutlaka süzüp ayırınız. Hazırlanan gargara 24 saat bozulmadan banyo dolabınızda durabilir. En doğru uygulama şekli akşam yatağa gitmeden önce ve sabah kalkıldığında kahvaltı sonrası dişlerin fırçalanmasından sonra yapılmalıdır.



Not: Kronik durum mevcut ise, yani sıksık tekrarlayan farenjit veya bademcik enfeksiyonu varsa, bu taktirde adaçayına 3-4 yaprak ebegömeci yaprağı ilave edilerek hazırlanmalıdır.



Not: Hekiminizin verdiği ilaçlar varsa mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle bilmeniz gereken nokta, kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikâyetiniz ne olursa olsun, bu kitaptaki bilgilerle kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Bu kitabın içindeki bilgilerin kesinlikle bir rahatsızlığı teşhis amacı yoktur.

Balgam söktürücü, amfizem, kolesterol düşürücü,akciğer kanserine karşı, kanser hastalarına yardımcı kür

Tere (Lepidum sativum)











Kürleri Uygulamadan Önce Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
1) Tere, turp grubundandır. Bakla yemeği yapıldığında üzerine konulan veya cacığın içerisine, dolmaya konulan dereotu ile karıştırılmamalıdır.
2) Hamile bayanların, hamileliklerinin ilk dört ayında tereden uzak durmalarını tavsiye ederim.
3) Tere otunu satın alırken mutlaka dikkat edilmesi gereken nokta, taze olması ve kesinliklede sararmamış olmasıdır. Yaprakları sararmış olan tere zehirli maddeler içermektedir. Depresyon tedavisinde ıspanakla beraber kullanılan terenin taze ve yapraklarının da sararmamış olması şarttır. Kurutulmuşu bu amaçla kullanılmaz.
4) Terenin geniş spekturumlu etkileri vardır. Onun bu gücünden faydalanabilmek için mutlaka tek başına tüketilmesi gerekir. Salatanın içerisinde veya beraberinde başka bir besin maddesi tüketildiği takdirde etkisi büyük oranda kayıp olmaktadır.
5) Tere, B6-vitamini bakımından oldukça zengindir. O bir kükürt deposudur. İçerdiği kükürtlü bileşikler sindirimi kolaylaştırır.
6) Akciğer kanserine yakalanmış hastaların nefes alma zorluğuna karşı, tere kürü mükemmel bir yardımcıdır. Kürü uygulamaya başladıktan kısa bir zaman sonra daha rahat nefes alırlar ve rahatlamaya başlarlar.
7) Demire bağlı anemi şikâyetiniz varsa, öğünlerinizde tere tüketebilirsiniz. Kendi grubunda demiri en zengin olarak içeren bitkidir. İltihaplı romatizma şikâyeti olanlara da yardımcıdır. İyi huylu prostat büyümesine bağlı olarak şikâyetiniz varsa, ayda bir kez beş gün boyunca tere kürü uygulamak mükemmel bir yardımcıdır.
8) Potasyum bakımından zengin besinleri diyaliz hastaları ve böbrek yetmezliği şikâyeti olanların tüketmemesi gerekir. Bu nedenle diyaliz hastalarının ve böbrek yetmezliği şikâyeti olanların tere tüketiminden uzak durmaları gerekir.
Tere kürüBeş gün boyunca kahvaltıdan bir saat sonra ve öğle yemeğinden yine bir saat sonra her defasında onbeş-yirmi adet tere saplı olarak tüketilir. Arzu edilirse, üzerine yarım limon sıkılabilir. Limonun dışında başka hiçbir şey ilave edilmez. Şikâyetlerin durumuna göre dönem dönem uygulanabilir.
Solunum şikâyeti yaşayan akciğer kanseri hastaları bu kürü beş gün uygulayıp, üç gün ara verdikten sonra ikinci bir beş gün uygulayabilirler.
Sigarayı fazla tüketenlerin veya bronşları dolmuş olanların uygulayacakları tere kürü nikotine karşı mükemmel bir panzehirdir. Terenin, çiğ olarak tüketilmeden önce mutlaka akan soğuk su altında çok iyi yıkanması gerekir. Yıkamadan tüketilmesi halinde üzerinde bulunan parazitler bazı hastalıklara neden olabilmektedir. Tere fazlaca tüketildiği takdirde idrar yaparken yanma yapar. Bu durum karşısında endişe edilmemelidir.
Kaynamakta olan yarım litre suya onbeş-onaltı tane tere (yaklaşık bir bağın yarısı) atılır ve hafif ateşte, ağzı kapalı olarak sadece üç dakika haşlanır. Soğuması beklemeden süzülür. Soğuduktan sonra, aç karnına veya yemeklerden iki saat sonra sadece haşlanmış suyunun tamamı içilir. Beş gün, gün atlamadan uygulanır ve her gün taze olarak hazırlanır. İkinci ve üçüncü günden sonra bol miktarda balgam söktüğünüzü ve bronşlarınızın açıldığını hayretle gözlemeniz mümkün olabilecektir.
Sigara tiryakilerine dönem dönem bu kürü uygulamalarını tavsiye ederim. Tere otunun üç dakikalık haşlama suyunun içimi pek kolay olmayabilir. Haşlama suyunu içmekte zorlanıldığı takdirde, yanında başka hiçbir şey yemeden aç karnına veya yemeklerden en az iki saat sonra onbeş-onaltı tane taze tereyi çiğ olarak üzerine hiç bir şey ilave (tuz, limon vb.) etmeden de tüketilebilir. Aynı şekilde beş gün (gün atlamadan) uygulanır. 'Bronşlarım dolmuş' diye şikâyeti olanlara da tere kürünü tavsiye ederim.
Not: Hekiminizin verdiği ilaçlar varsa mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle, bilmeniz gereken kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikâyetiniz ne olursa olsun, bu kitaptaki bilgilerle kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Bu kitabın içindeki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.

Paradontoz dişeti çekilmesine karşı kür

Paradontoz (dişeti çekilmesi)






Dişeti çekilmesine karşı yaban kekiği bulunmaz bir nimettir. Tepeleme 1 tatlı kaşığı kekik 1 bardak suda kısık ateşte 5 dakika demlenir (yavaş yavaş kaynatılır). Ilıdıktan sonra süzülür. Günde 2 kez sabah-akşam birer yudum alarak birkaç kez fırçalanır. Bu kürün 3 ay uygulanması gerekir. Hergün taze hazırlanması şarttır.


Dikkat: Kokusunu algılamadığınız kekik, bayat veya raf ömrü dolmuş demektir. Kullanmayınız.




Not: Hekiminizin verdiği ilaçlar varsa mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle, bilmeniz gereken kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikâyetiniz ne olursa olsun, bu bilgilerle kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Bu bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur. 

Diş Eti İltihaplanmasına Karşı Papatya kürü

Papatya




Kaynattığımız 1 bardak suya 1 tutam papatya ekleyerek 6 dak demlenmesi ve daha sonra ılımasını bekleyelim.diş fırçamızı demlenen ve ılıyan papatya çayımıza batırıp dişlerimizi iyice fırçalıyoruz bu uygulamayı ayda 2-3 kez tekrarlayalım.



Not: Hekiminizin verdiği ilaçlar varsa mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle, bilmeniz gereken kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikâyetiniz ne olursa olsun, bu bilgilerle kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Bu bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.

Depresyon ve korkuya (angsiyete) karşı kür

Depresyon ve korkuya (angsiyete) karşı
 
Bu kürü uygulamadan önce, ıspanak bölümünü ve ıspanak bölümünün sonundaki tere otuyla ilgili bölümleri de okuyunuz. Kullanacağınız tere ve maydanozun sararmamış olmasına dikkat ediniz. Sararmış olanları kullanmayınız. Kullanılacak olan bitkiler maydanoz, ıspanak ve tere otudur. Sabah, maydanoz- ıspanak, akşam ise, ıspanak-tere otu karışımı kullanılır. Kısaca:

Sabah              (maydanoz + ıspanak) karışımı uygulanır.
Akşam             (tereotu + ıspanak) karışımı uygulanır.

Saplarıyla birlikte, beş-altı yaprak ıspanak ve on-oniki tane maydanoz kaynamakta olan yarım litre suya atılır ve ağzı kapalı olarak hafif ateşte üç dakika yavaş yavaş haşlanır.  Soğumaya bırakılır. Soğuduktan sonra suyu içilir. Her sabah taze olarak hazırlanır. Aynı günün akşamında ıspanakla tere karışımı hazırlanır. Kaynamakta olan yarım litre suyun içerisine beş-altı adet saplarıyla birlikte ıspanak ve dokuz-on tane tere (saplarıyla beraber) atılır ve ağzı kapalı olarak hafif ateşte üç dakika haşlanır. Ilıdıktan sonra suyu içilir. Sabah ve akşam için ayrı ayrı hazırlanan bu karışımlar bir hafta boyunca her gün uygulanır. Bir hafta her gün uygulandıktan sonra 2. haftada iki günde bir uygulanırken, 3. haftada üç günde bir uygulanır. Ondan sonraki haftalarda haftada bir olmak üzere iki ay boyunca uygulanır ve kür tamamlanmış olur. İhtiyaca göre bu kür altı ayda bir tekrarlanabilir. Her iki karışım da yemekten yarım saat önce veya yemekten en az bir saat sonra içilir.

Not: Hekiminizin verdiği ilaçlar varsa mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle, bilmeniz gereken kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikâyetiniz ne olursa olsun, bu bilgilerle kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Bu bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur. 

ET,TAVUK VE BALIK YİYEMEYENLER İÇİN B12 İÇEREN BİTKİ KÜRÜ

ET,TAVUK VE BALIK YİYEMEYENLER İÇİN B12 İÇEREN BİTKİ KÜRÜ










Cilt Maskesi Kayısı-Elma Kürü

Kayısı- Elma Maskesi



Bu maske için kullanacağınız malzemeler: bir adet sert, ekşi olmayan, orta boy kırmızı elma ve dört adet sert kayısıdır.
Bir adet orta boy kırmızı elmanın kabuğu ince olarak soyulur. Maske için kullanılacak olan kırmızı elmanın ince soyulmuş kabuklarıdır. Dört adet sert kayısı (yumuşak olmayan) her biri yaklaşık 1,5 cm kalınlığında soyulur (kabuklarıyla beraber). Kayısının çekirdeğinin etrafında bulunan yumuşak plazenta kısmı kullanılmamalıdır. İnce olarak soyulmuş kırmızı elma kabuğuyla kalın etli (1,5 cm) soyulmuş dört adet kayısı beraberce küçük bir kapta ve çok az su ilave ederek kısık ateşte ağzı kapalı olarak beş dakika kaynatılarak lapa haline getirilir.

Lapa haline getirilirken çatal yardımıyla da iyice ezilir. Lapanın çok cıvık olmamasına özen gösterilir. Beş dakikalık lapa yapma süresinde az az su ilave ederek çok cıvık olmayan kıvamı korunur, çatal veya kaşık yardımıyla iyice ezerek homojen hale getirilir. Beş dakika tamamlanınca ılıması beklenir. Ilıyınca iki parmak yardımıyla alna, burna ve yüze çok hafif bir şekilde fazla bastırmadan yedirerek sürülür. En az yirmi en fazla otuz dakika bekletilir. Daha sonra yüz sadece suyla yıkanır ve havluyla kurulanır. Bu işlem haftada bir kez uygulanır. Ayda üç defadan fazla uygulanmaz. Her defasında taze hazırlanmalıdır.




Not: Hekiminizin verdiği ilaçlar varsa mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle, bilmeniz gereken kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikâyetiniz ne olursa olsun, bu kitaptaki bilgilerle kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Bu kitabın içindeki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.

Egzamaya Karşı Beyaz Dut Kurusu Kürü

El ve Ayaklarda ki Egzamaya Karşı





Kür:
Yarım litre kaynamakta olan klorsuz suyun içerisine bir avuç dolusu beyaz dut kurusu atınız ve altı dakika kısık ateşte ağzı kapalı olarak kaynatmaya devam ediniz. Altıncı dakikadan sonra ocaktan indiriniz, elinizi yakmayacak derecede sıcaklığa gelince egzamalı ellerinizi kabın içerisine koyunuz ve en az on dakika etki ettiriniz. Bir saat ellerinizi yıkamayınız. Bir saat sonra ellerinizi suyla durulayınız. Haftada üç kez, toplamda iki hafta bu uygulamayı tekrar ediniz. Her defasında taze olarak hazırlanması gerekir. Ellerinizi daldırdığınız kabın soğumamasına özen gösteriniz. Ellerinizi yakmayacak derecede (ılıktan sıcak) sıcak olmasına dikkat ediniz.
Eğer egzamanız ayaklarınızda veya el bileklerinizdeyse, hazırladığınız suyu kaşık veya kepçe yardımıyla egzamalı bölgenin üzerine on dakika boyunca dökünüz. Suyu egzamalı bölgelerin üzerine dökerken, yakmayacak derecede ılıktan daha sıcak olmasına dikkat ediniz. Kabın ılımamasına dikkat ediniz. Gerekirse tekrar ısıtınız.
Not: İlk on gün tamamlandığında iyileşme gözlenmediği takdirde ( fark edilmediği takdirde) kür sonlandırılır.

Not: Hekiminizin verdiği ilaçlar varsa mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle, bilmeniz gereken kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikâyetiniz ne olursa olsun, bu kitaptaki bilgilerle kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Bu kitabın içindeki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.